Bahçeli “Hdp Zaman Kaybetmeden Kapatılmalıdır”

   2021 Tarihli Haber
  Ekleyen : Yazar
  Yorum Yok
Sponsorlu Bağlantılar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörü hilesiz veya hilafsız kınayamayan, kurduğu cümlelere amaları, fakatları el yapımı patlayıcı gibi konuşlandıran, zevahiri kurtarabilmek amacıyla kanlı örgütün adını anmaktan bile imtina edenler sadece korkak değil, sadece kokuşmuş değil, aynı zamanda terörün irili ufaklı koçbaşlarıdır.” dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türk milletinin tarih boyunca bastığı topraklara silinmez şehadet çizgileri çektiğini, bu suretle aşılmaz ruh kalesi, yıkılmaz inanç cephesi tesis ettiğini belirtti.

“Ölürsem şehit, kalırsam gazi” diyen bir milletin mukavemetini kıracak, muradını kırpacak, muvaffakiyetini kısıtlayacak bir kuvvetin dünya üzerinde henüz görülmediğini ve tezahür etmediğini dile getiren Bahçeli, “Tarihi varlığımızı birilerinin lütfuna borçlu değiliz. Bağımsızlığımızı birilerinin sponsorluğuyla kazanmış değiliz. Bu coğrafyayı çekilişten kazanmadık, bonus diye almadık. Kan verdik, can verdik, bu topraklara vatan dedik. Baş verdik, ömür verdik, bu vatana Türk dedik. Her karışını şühedanın damla damla dökülen kanlarıyla bereketlendirdik. Kör bir taassup ve köhne bir tahammülsüzlükle üzerimizde hesap yapanların ışık diye ateşe koştuklarını, eninde sonunda cayır cayır yandıklarını gördük ve de inşallah yine göreceğiz.” ifadesini kullandı.

Türk milleti tarihinin, düşmanlarının bitmek ve kesilmek bilmeyen tahrik ve tasallut kampanyasına maruz olduğunu anlatan Bahçeli, bu tehdidi ciddiye almayan, bölücülük sorununu örtbas etmeye kalkışan, terörün konuşulmasına karşı çıkan, beka mücadelesini küçümseyen kim varsa en az eli silahlı bir terörist kadar adi ve alçak olduğuna vurgu yapan Bahçeli, “Özellikle ifade etmeliyim ki, hıyanetle haysiyet arasında, terörle huzur ayrımında ikinci bir seçenek, tarafsız bir alan veya ara bir durak yoktur. Terörü hilesiz veya hilafsız kınayamayan, kurduğu cümlelere amaları, fakatları el yapımı patlayıcı gibi konuşlandıran, zevahiri kurtarabilmek amacıyla kanlı örgütün adını anmaktan bile imtina edenler sadece korkak değil, sadece kokuşmuş değil, aynı zamanda terörün irili ufaklı koçbaşlarıdır. Kitabın ortasından konuşacak olursak, bu koçbaşları esas itibariyle Türk milletine ve Türkiye’ye ait olan her değere mesafeli, her emanete hazımsızdır. Bunların hüviyetini biliyoruz, hesaplaşacağımız günleri de sayıyoruz.” diye konuştu.

GARA BÖLGESİ’NE YAPILAN PENÇE KARTAL-2 HAREKATI

Irak’ın kuzeyinde bulunan Gara Bölgesi’ne yapılan Pençe Kartal-2 Harekatının geçen cumartesi günü tamamlandığını, harekat süresince teröristlere ait barınak, sığınak ve mühimmat deposu ile sözde karargah olarak kullanılan pek çok yerin tahrip edildiğini belirten Bahçeli, harekat kapsamında çok sayıda teröristin ihanetlerinin bedelini canlarıyla ödediğini kaydetti.

“TERÖR KAMPLARI YAKILIP YIKILMALIDIR”

Bahçeli, “Uluslararası hukuktan doğan meşru haklarımız sonuna kadar kullanılmıştır. Dileğimiz teröristlerin peşinin bırakılmaması, döktükleri kanların hesabının damla damla şerefsiz varlıklarından sorulmasıdır. Kandil’e bir şafak vakti Türk’ün şanlı bayrağı dikilmeli, terör elebaşları mağaralarına gömülmelidir. Mahmur’da kurulu bulunan terör kampları yakılıp yıkılmalıdır. Ayrıca PKK’nın Irak-Suriye arasında irtibat ve intikal sahalarından birisi olan Sincar’ın kısa süre içinde yerle bir edilmesi, özellikle örgütün nefes aldığı ve kontrolünde tuttuğu Peşhabur sınır kapısının da temizlenmesi artık hayat memat konusudur.” dedi.

PKK’nın köşeye sıkıştığını, kaçış ve kurtuluş şansını önemli oranda azalttığını ifade eden Bahçeli, terör örgütü can çekiştikçe, sonu göründükçe, yurt içinde ve yurt dışında zora girdikçe hiçbir canlının yapamayacağı iğrençliklere tevessül etmeye başladığına dikkati çekti.

Bahçeli, Gara Harekatı’nda derinden üzen şehadetler yaşandığını, milletin ve vatanın bu kahraman şehitlere minnettar olduğunu dile getirdi.

11 Şubat’ta teröristlerle girilen sıcak bir çatışma sırasında Yüzbaşı Ertuğ Güler, Yüzbaşı Burak Coşkun ve Astsubay Kıdemli Başçavuş Harun Turhan’ın şehit düştüğünü ifade eden Bahçeli, aziz şehitlerin al bayrağa sarılı naaşlarının Ankara’da dualar eşliğinde vatan toprağına emanet edildiğini söyledi.

Acının ve kaybın bu kahramanlarla sınırlı kalmadığını, aldığımız bir başka kara haberin milli yürekleri adeta kasıp kavurduğunu söyleyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“BU KADAR MI ALÇALDINIZ?”

“Farklı tarihlerde PKK terör örgütü tarafından kaçırılan 13 vatandaşımız, 13 masum insanımız, 13 kahraman kardeşimiz bir mağara deliğinde baş bölgelerine yakın mesafeden ateş edilmek suretiyle şehit edildiler. Erhan Pekçetin, Aydın Günel, Sedat Yabalak, Vedat Kaya, Semih Özbey, Hüseyin Sarı, Mevlüt Kahveci, Sedat Vardar, Ümit Gıcır, Adil Kavaklı, Müslüm Altuntaş, Sedat Sorgun, Süleyman Sungur düşman tarafından bir mağarada katledildiler. Bu katliam yeryüzünde çok nadir görülen bir canavarlık örneğidir. Bir mıh gibi çakıldığı milli hafızadan asla çıkmayacaktır. Suçsuz günahsız, üstelik savunmasız insanlarımıza kurşun sıkmak terörizmin tahammülü ve tarifi olmayan ilkel yüzünü tekraren deşifre etmiştir. Ey şereften ve namustan bihaber hainler, bu kadar mı alçaldınız? Bu kadar mı insanlıkla aranızı açtınız?

PKK/YPG’ye kol kanat geren sözde insan hakları savunucuları, özgürlük simsarları şimdi ne diyeceksiniz? Ne yazacaksınız? Neyi anlatacaksınız? Bu cinayetleri nasıl tevil edeceksiniz? Gara’da akan kan alayınızı boğacak, biliyor musunuz? O mağaradaki feryat figan sesleri alayınızı hüsrana uğratacak, farkında mısınız? Bundan sonra terörle mücadele stratejisi bakımından Gara öncesiyle Gara sonrası inanıyorum ki aynı olmayacaktır. Bu sefer ateş yalnızca düştüğü yeri yakmayacak, PKK’nın yanında yöresinde saf tutan kim varsa çembere alıp tepeden tırnağa tutuşturacaktır. Türk milletinin izzeti nefsiyle oynamaya cüret etmenin bedeli, masum evlatlarımızın hayatlarına kast etmenin ağır sonucu silahlı eşkıyaya, şehirlere tutunmuş yandaşlarına, elbet siyasi ortakçılarına felaket olarak yansıyacaktır. PKK terör örgütü ya silahlarıyla birlikte ve son teröristine kadar güvenlik güçlerine teslim olup Türk adaleti önünde hesap verecektir, ya da azdan az çoktan çok gidecek, hainlerin kafaları kopartılacaktır.

“O MAĞARADA TÜRK MİLLETİNİN TAMAMINA ATEŞ AÇILMIŞTIR”

O meşum mağarada aslında Türk milletinin tamamına ateş açılmıştır. Kurşunlar hepimize isabet etmiştir. Biz göreceğimizi gördük, çekeceğimiz çileyi çektik. Acılara dayandık, sıramızı savdık. Bundan böyle gerisini bölücüler, yardım ve yataklık yapan iş birlikçiler, eli ve vicdanı kanlı teröristler düşünmelidir. Herkes kulağını açsın ve bizim kim olduğumuzu dinlesin: ‘Şahikalar üstünde meydan okur bu erler/Yaklaşacak düşmana mezar olur bu yerler/Bağlayamaz bir kuvvet bu kasırga milleti/Tarihlere sorun ki bize ‘Ölmez Türk’ derler. Şehitler ölmez vatan bölünmez. Beşeriyete mertliği öğreten bizleriz. Adaletle ve kudretle hükmeden bir ceddin ahfadıyız. Teslim olmayız her silah doğrultana, boyun eğmeyiz her saldırı komutuna. Bu keder dolu günleri de aşacağız, içimize akıttığımız gözyaşlarıyla ihaneti boğacağız.”

“YETER ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANDI”

Bilinmelidir ki, dağda elde edilen stratejik ve mukayeseli üstünlüğü TBMM’de kaybetmeye, TBMM’de eritmeye ne sabrımız ne de tahammülümüz kalmıştır. Türk devletinin ekmeğini yiyip havasını soluyan, hazinesinden geçinip imkanlarından yararlanan, sonra da dönüp bu devletin varlığına diş bileyen, nifak saçan, suikast düzenleyen teröristlere güzellemeler yapan siyasi terör safralarının yakasından tutmak millet vekaletinin iffetini taşıyan her muhterem milletvekili için namus meselesidir.

Bebek katiline sayın diyen milletvekilleri istemiyoruz. Teröriste gerilla diyen milletvekillerine katlanamıyoruz. İcazeti Kandil ve İmralı’dan alanlara milletvekilliği haramdır görüşündeyiz. Yeter artık bıçak kemiğe dayandı. İp inceldiği kadar incelmiştir, kopacağı varsa zaten kopacaktır. Gözümüzün içine baka baka manipülasyonları devam ettiren mazbataları teröristler gazi Meclis’te olamaz, olmamalıdır.

Hey milletvekili müsveddesi, esir ne demek, esir kampı ne demek? Hiç mi vicdan yok sende? Bir başka HDP milletvekili de ‘Mesele kim olursa olsun insanı yaşatmak olmalıydı’ demiş. Bu sözlerde PKK’ya bir tepki var mı? Özne kim ya da kimlerdir? Çözüm olarak görülen nedir?

HDP geçmişteki sözde diplomatik çalışmalardan bahsediyor. Terör örgütüyle diplomasi ne zamandan beri sözkonusudur? Utanmazlar, yüzsüzler, PKK’nın değil iktidarın hesap vermesi gerektiğini söylüyorlar. HDP, PKK’nın ta kendisi, aynadaki görüntüsüdür. HDP’nin ipi ve iradesi Kandil’dedir.

“Gara katliamıyla ilgili Türkiye’yi suçlayan, mağaranın bombalandığını ileri süren bölücü milletvekillerinin Gazi Meclis’ten tasfiyesi bugün değilse ne zaman yapılacaktır? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu kapsamda açtığı soruşturmayı hayırlı bir gelişme olarak değerlendiriyor. Taviz verilmeden alayının üstüne gidilmesini temenni ediyorum. HDP’lilerin milletin vergiyle aldığı maaş haramdır. HDP’nin kapanması için zaman kaybetmek zarardır.

Bölücülüğün amigosu Halk TV’nin paylaşımlarına bir bakın… Esir demek halkın ağzı değil ihanetin ağzıdır.

CHP yönetimine sesleniyorum; PKK’yı saklamak ne size ne de HDP’ye hiçbir şey kazandırmayacak. PKK’ya katil demek, eşkiya demek, size ancak onur, şeref, itibar kazandıracaktır. Kapı kapı dolaşarak, ne kızı vereyim ne dünürü küstüreyim havasındaysanız nal toplarsınız.

“HDP’NİN KAPATILMASI ELZEMDİR”

PKK’nın Kürt kökenli kardeşlerimle ilişkilendilmesi ayıptır. Kürt kökenli kardeşlerim kalleşliğe onay vermez, devletine ve milletine cephe alan vampirlere asla dayanak olmaz. HDP, Kürt kökenli kardeşlerimin değil, PKK’nın sözcüsüdür. HDP insan kaçakçısıdır. HDP ile hesaplaşmadan PKK’yı bitirdik diyemeyiz, HDP’nin kapatılması elzemdir, Cumhuriyet Başsavcılığı gerekeni yapacaktır ve yapmak durumundadır.

CHP ve İP rahat olsunlar, olacaklar zorlarına gitmesin. Şayet bize bir görev düşerse, ki bu zaman yakındır, MHP Siyasi Partiler Kanunun 100’üncü maddesinden kaynaklanan hakkını tam ve eksiksiz kullanarak tarihi müracaatını mutlaka yerine getirecektir.

ANAYASA MAHKEMESİ’NE TEPKİ

Anayasa Mahkemesi hak ihlalleri kararlarını fütursuzca verirken milletin haklarını görmediği görülmektedir. Anayasa Mahkemesi kimin mahkemesidir? Anayasa Mahkemesi milletin mahkemesi olmayacaksa, derhal kendisini feshetsin, başındaki zat da gecikmeden istifa etsin. Yeniden milli varlığımıza layık, adalet ve hukuk ölçülerimize müzahir bir yüksek mahkemeyi kurmasını Allah’ın izniyle başarırız, buna da muktediriz.

Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla küresel çevrelerin ülkemize dikteleri manidar düzeyde benzerdir.

ABD TEPKİSİ

Bağımsız Türk mahkemelerine binlerce kilometre öteden talimat vermeyi düşünmek gayri ahlakidir. ABD’nin yeni yönetimi demokrasi diyorsa, bir yanda PKK/YPG’te destekten vazgeçecek, FETÖ elebaşını Türkiye’ye verecektir. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Gara katliamıyla ilgili yaptığı açıklama PKK/YPG ile işbirliğinin kanıtıdır.

ABD’nin Gara vandallığını bilmemesi aklımızda alay etmektir.

CHP milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili konu TBMM’ye geldiği halde, MHP tutarlı davranacak ve dokunulmazlığının kaldırılması yönünde oyunu kullanacaktır.

Anayasanın ilk 4 maddesini tartışmaya hazır olan şahsa söylüyorum; sen git kendini tartışmayı dene. İlk 4 maddeyi tartışacak babayiğit henüz doğmadı, o şahsa da söylüyorum böyle giderse tarihin ve milletin hışmından asla kurtulamaz.

POPÜLER HABERLER
GÜZELLER GALERİSİ

error: Kopyalanması Yasaktır!