İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın sekiz yıl aradan sonra Çin’e gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret, müttefik ABD ile Londra arasında yeni bir gerilim dalgası yarattı. ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere’nin Pekin ile ticari ilişkilerini güçlendirme yönündeki adımlarını “çok tehlikeli” olarak nitelendirerek sert eleştirilerde bulundu. Trump, Çin ile iş birliği yapılmasının riskli olduğunu vurgularken, benzer eleştirilerini Kanada Başbakanı Mark Carney için de dile getirdi ve “Çin cevabın kendisi olamaz” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Londra-Washington hattında yeni bir diplomatik gerginlik yaratmış oldu.
LONDRA’DAN CEVAP: “ÇİN’İ GÖRMEZDEN GELMEK AKILSIZLIK”
Trump’ın eleştirilerine karşılık İngiltere hükümeti hızlı bir yanıt verdi. İngiltere Ticaret Bakanı Chris Bryant, Sky News’e yaptığı açıklamada, Çin gibi küresel bir güçle ilişki kurmamanın “akıl tutulması” olacağını belirtti. Bryant, Çin’in İngiltere’nin en büyük dördüncü ihracat pazarı olduğunu hatırlatarak, ülkesinin ekonomik çıkarlarını göz ardı edemeyeceğini vurguladı. Ayrıca Trump’ın kendisinin de Nisan ayında Çin’i ziyaret etmeyi planladığını hatırlatarak, Londra’nın ticari ilişkiler kurma yönündeki adımını savundu.
İNGİLTERE “SEÇİM YAPMAK ZORUNDA DEĞİL” DİYOR
Analistler, Trump’ın Grönland ve Kanada üzerinden yaptığı çıkışlar ile müttefiklerine yönelik gümrük vergisi tehditleriyle Londra’yı baskı altına almaya çalıştığı bir dönemde, İngiltere’nin Washington ile Pekin arasında stratejik bir tercih yapmak zorunda kalabileceğine dikkat çekiyor. Bu baskılara rağmen Starmer, “seçim yapmak zorunda değiliz” mesajı vererek iki büyük güçle de pragmatik ilişkiler yürütme niyetinde olduğunu dile getirdi. Böylece İngiltere, hem ABD ile olan geleneksel bağlarını korumayı hem de Çin ile ekonomik ilişkileri genişletmeyi hedefliyor.

STARMER’İN DENGELİ DİPLOMASİSİ: EKONOMİK ADIMLAR VE SİYASİ GERGİNLİK
Pekin’de Devlet Başkanı Xi Jinping ile bir araya gelen Başbakan Starmer, ekonomik kazanımlar ile siyasi eleştiriler arasında hassas bir denge kurmaya çalıştı. Ziyaret sırasında İngiliz vatandaşları için 30 güne kadar vizesiz seyahat uygulamasının hayata geçirilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca İngiliz viskisi üzerindeki gümrük vergilerinin yarıya indirilmesi ve AstraZeneca’nın Çin’de 15 milyar dolarlık yatırım yapma taahhüdü gibi somut ekonomik adımlar öne çıktı. Bu gelişmeler, ziyaretin ekonomik boyutunu güçlendirdi ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin derinleşeceğine işaret etti.
PARLAMENTO VE İNSAN HAKLARI ENGELİ: “YAPTIRIMLAR KALKMADIKÇA KONUŞMA YOK”
Ancak ekonomik alanda ilerleme kaydedilirken siyasi alanda aynı etki görülmedi. Avam Kamarası Başkanı Lindsay Hoyle, Çin’in İngiliz milletvekillerine uyguladığı yaptırımlar kaldırılmadığı sürece Xi Jinping’in İngiltere Parlamentosu’nda konuşmasına izin verilmeyeceğini net bir dille ifade etti. Ayrıca Hong Kong’da tutuklu bulunan aktivist Jimmy Lai’nin durumu gibi insan hakları konularında somut bir ilerleme sağlanamaması, Starmer’ın ülke içinde eleştirilmesine neden oldu. Bu durum, İngiltere’nin Çin ile ilişkilerini genişletme çabalarının iç siyasette de hassas dengeler gerektirdiğini gösteriyor.
![]() |
Zihin Sağlığını Koruma Yolları |
![]() |
Nişanlık ve Duvak Modelleri Leyla Kılıç |
![]() | Az Uyumak Kilo Aldırır Mert Akça |