İran ile devam eden diplomatik temaslar sürerken, ABD Başkanı Donald Trump sürece ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Washington ile Tahran arasında yürütülen nükleer müzakerelere değinen Trump, İran’ın izlediği yöntemi eleştirerek memnuniyetsizliğini açık bir dille ifade etti. ABD Başkanı, İran’ın nükleer silah sahibi olmasının kesinlikle kabul edilemeyeceğini yineledi.
Beyaz Saray’dan ayrılırken basın mensuplarının sorularını yanıtlayan :contentReference[oaicite:0]{index=0}, İran’ın müzakere tarzına ilişkin rahatsızlığını dile getirdi. Görüşmelerin devam edeceğini belirten Trump, anlaşma ihtimaline kapıyı kapatmadı ancak Tahran’ın yaklaşımını yeterli bulmadığını söyledi. ABD Başkanı, diplomasiye öncelik vermek istediğini vurgularken, İran’ın nükleer silah geliştirmesine kesinlikle izin verilmeyeceğini ifade etti.
Trump’ın açıklamaları, taraflar arasındaki güven sorununun hala önemli bir engel olduğunu gösteriyor. Washington yönetimi, İran’ın şeffaflık ve somut adımlar konusunda daha net bir tutum sergilemesini bekliyor.
ABD Başkanı, askeri güç kullanma ihtimaline ilişkin yöneltilen soruya da yanıt verdi. Askeri müdahaleyi tercih etmediğini belirten Trump, bazı durumlarda güç kullanımının kaçınılmaz olabileceğini dile getirdi. Bu açıklama, ABD’nin diplomasiye öncelik verdiği ancak gerektiğinde sert adımlar atabileceği yönünde bir mesaj olarak değerlendirildi.

Olası bir rejim değişikliği senaryosuna ilişkin de konuşan Trump, böyle bir ihtimalin kesin olmadığını ancak tamamen dışlanamayacağını ifade etti. Bu söylem, Washington’ın İran politikasında stratejik belirsizliği koruduğunu ortaya koyuyor.
İran ile ABD arasındaki nükleer müzakereler, bölgesel gerilimler nedeniyle geçmişte kesintiye uğramıştı. Özellikle 2026 yılında yaşanan askeri gerilimlerin ardından diplomatik temaslar askıya alınmış, ancak bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman’ın arabuluculuğunda süreç yeniden başlatılmıştı.
Taraflar ilk olarak 6 Şubat 2026 tarihinde Umman’da dolaylı görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temaslarda müzakere kanallarının açık tutulması konusunda mutabakata varıldı. İkinci tur görüşmeler ise 17 Şubat 2026’da Cenevre’de devam etti. Yapılan açıklamalarda belirli başlıklarda ilerleme sağlandığı belirtilirken, taraflar 26 Şubat 2026 tarihinde yeniden bir araya gelme konusunda anlaşmaya vardı.
Tahran yönetimi, nükleer programını belirli teknik sınırlamalar çerçevesinde sürdürmeyi kabul edebileceğini ancak bunun karşılığında ekonomik yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. Washington ise İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ülke dışına çıkarmasını istiyor.
Müzakerelerde özellikle zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyumun geleceği, yaptırımların hangi takvimle kaldırılacağı ve denetim mekanizmalarının nasıl işleyeceği gibi kritik başlıklar ele alınıyor.
Diplomatik süreç kırılganlığını korurken, hem Washington hem de Tahran açısından önümüzdeki günlerde yapılacak görüşmeler belirleyici olacak. Trump yönetiminin sert mesajları, müzakere masasındaki pazarlığın daha da çetin geçeceğine işaret ediyor.
![]() |
Zihin Sağlığını Koruma Yolları |
![]() |
Nişanlık ve Duvak Modelleri Leyla Kılıç |
![]() | Az Uyumak Kilo Aldırır Mert Akça |