İran İslam Cumhuriyeti ile ABD-İsrail koalisyonu arasında tırmanan askeri gerilimde kritik bir dönemece girildi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, bölgedeki çatışma iklimini sonlandırabilecek stratejik kararın çerçevesini çizerek, uluslararası kamuoyuna net bir mesaj gönderdi. Pezeşkiyan, diplomatik veya askeri bir geri adımın ancak belirli kırmızı çizgilerin korunmasıyla mümkün olacağını vurguladı.
Milli Güvenlik ve Halkın Çıkarları Temel Koşul Olarak Belirlendi
2026 yılının başından bu yana devam eden gerginlikte İran kanadı, barışın anahtarının mülkiyet ve güvenlik haklarında gizli olduğunu belirtiyor. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, resmi makamlar aracılığıyla yaptığı değerlendirmede, devam eden savaşın durdurulmasına yönelik alınacak her türlü kararın, doğrudan İran halkının güvenliğinin tesis edilmesine ve ulusal çıkarların uluslararası hukuk çerçevesinde tam koruma altına alınmasına endeksli olduğunu ifade etti. Pezeşkiyan’a göre, bu güvenceler verilmeden kalıcı bir ateşkesin sağlanması söz konusu olmayacak.

28 Şubat 2026 Saldırıları ve Bölgesel Misilleme Süreci
Ortadoğu’daki dengeleri sarsan süreç, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in koordineli bir şekilde İran topraklarına askeri operasyon başlatmasıyla yeni bir safhaya taşınmıştı. Bu saldırılara karşılık olarak Tahran yönetimi, sadece doğrudan saldırganları değil, aynı zamanda ABD askeri varlığına ev sahipliği yapan Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi bölge ülkelerindeki stratejik noktaları hedef alarak yanıt verdi. 2026 yılının en kanlı askeri hareketliliklerinden biri olan bu süreçte, İran lideri Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey devlet görevlisinin hayatını kaybetmesi, krizin boyutlarını geri dönülemez bir noktaya getirdi.
Ulusal Birlik ve Direnişin Toplumsal Yansıması
Pezeşkiyan, Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, ordunun gösterdiği savunma performansının yanı sıra halkın sergilediği tutuma da dikkat çekti. Özellikle akşam saatlerinde İran’ın büyük kentlerinde düzenlenen yönetim destekçisi gösterileri “özgür insanlara ilham kaynağı” olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı, iç cephedeki bu birliğin 2026’daki zorlu koşulların aşılmasında en büyük motivasyon kaynağı olduğunu dile getirdi. İran yönetimi, halkın bu kararlı duruşunu müzakere masasında elini güçlendiren bir meşruiyet aracı olarak görüyor.
Stratejik Dengeler ve Gelecek Projeksiyonu
Müzakerelerin devam ettiği bir dönemde başlayan saldırılar, Tahran ve Washington arasındaki güven köprülerini tamamen yıkmış durumda. 2026 yılının geri kalanında bölgedeki tansiyonun düşüp düşmeyeceği, ABD-İsrail kanadının İran’ın talep ettiği güvenlik garantilerini verip vermeyeceğine bağlı görünüyor. Pezeşkiyan’ın açıklamaları, İran’ın askeri baskı altında taviz vermeyeceğini ve çözümün ancak “karşılıklı güvenlik garantileri” ile mümkün olacağını teyit eder nitelikte.
![]() |
Zihin Sağlığını Koruma Yolları |
![]() |
Nişanlık ve Duvak Modelleri Leyla Kılıç |
![]() | Az Uyumak Kilo Aldırır Mert Akça |